Sağlık.net

Hastalıklar

Şişmanlık (Obezite) : Nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi

  • Delicious

ŞİŞMANLIK (OBEZİTE)

Şişmanlık, alınan kalori miktarının harcanan kalori miktarından fazla olması sonucu vücutta yağ miktarının artmasıyla sonuçlanan bir hastalıktır. Besinlerle alınan enerji, harcanan enerji miktarından fazla ise kilo alımı ortaya çıkar. Şişmanlık (obezite) vücutta birçok rahatsızlığa yol açar. Özellikle kalp ve damar rahatsızlıkları, hayati tehlike yaratan durumlardır. Bunun dışında hormonal bozukluklar, sindirim ve solunum sistemi hastalıklarının oluşmasında çok önemli bir faktördür.

Peki şişman olduğumuzu tıbbi yönden nasıl anlarız? Bunu hesaplamanın kolay bir yolu vardır. Kilonun boyun karesine bölünmesiyle vücut kitle indeksi ölçülür. (BKİ) Birimi kg/m2 dir. BKİ 25 in üzerinde olanlar fazla kilolu, 30′ un üzerindekiler ise şişman yani obezdir.

Ayrıca başka ölçümler de şişmanlık tanısında kullanılmaktadır. Bel çevresinin kadında 80 cm den fazla, erkekte 94 cm den fazla olması kişinin kilolu olduğunu gösterir. Yine bu değerlerin kadında 88 den, erkekte 102 cm den fazla olması obez olarak tanımlanmaktadır. Bel kalça oranını ölçerek de risk altında olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Bel çevresinin(cm), kalça çevresine(cm) bölümüyle elde edilen değer kadında 0.8, erkekte 1’in üzerinde olmamalıdır. Yoksa şişmanlığa bağlı hastalık riski artar.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE ŞİŞMANLIK

Dünyada yetişkin şişman (obez) sayısı 300 milyonun üzerindedir. Türkiye’ de obezite araştırma derneğinin yaptığı araştırmada, toplumun yüzde 23’ü obezdir. Kilolu kişilerle beraber bu oran yüzde 30 civarındadır. Karadeniz bölgesinde bu oran yüzde 35’e kadar çıkmaktadır.

Bugün yapılan araştırmalara göre A.B.D de yaşayan her üç kişiden birisi şişmandır. Amerikalı gençlerin yüzde 15’i fazla kilolu. Bunun en büyük nedenlerinden biri de fast food dediğimiz yiyeceklerden kaynaklanıyor.Bu kadar fazla şişman bir toplum olmamızın nedeni, aldığımız ve harcadığımız kaloriyi dengede tutamamamız yüzündendir. Bir de hayatımızı tv karşısında hareket etmeden geçirmeye başlayınca, kilo almamamız için hiç bir neden kalmıyor.

ŞİŞMANLIĞIN NEDENLERİ

Şişmanlıkta en büyük neden fazla yemek yemedir. Ben hareket ediyorum nasıl olsa yiyebilirim gibi bir düşünce çok yanlıştır. Bir müddet sonra kilo alımı başlar. Çünkü kişi yaptığı işin ne kadar enerji kaybettirdiğini bilmemektedir.

Şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzından da kaynaklanmaktadır. Örneğin, devlet dairelerinde oturarak çalışan kişilerin, ağır ve yorucu bir işte çalışanlara göre kilolu olma ihtimali daha fazladır. Çünkü hareket eden de etmeyen de aynı miktarda besin almaktadır. Bu nedenle vücut dengesi bozulur. Televizyon karşısında saatlerce oturup abur cubur tarzı yiyecekleri yiyen kişilerin obez olma ihtimali daha fazladır.

Psikolojik sorunlar, çok fazla yemek yemeye sebep olabilir. Anne ve baba arasındaki sorunlar veya ruhsal çöküntü içinde olanların yemek yeme isteği artabilir. Şişmanlık ve psikolojik etmenler arasında bir bağlantı olduğu kabul edilir.

Kalıtsal (genetik) faktörlerin de şişmanlıkta önemli rol oynadığı gösterilmiştir. Yapılan araştırmalara göre anne ya da babası şişman olan çocuğun da şişman olma ihtimali yüzde 50’dir. Buna karşın ailesinde bu sorunu olmayan kişlerin çocuklarının, obez olması yüzde 8’lik bir ihtimaldir. Eğer hem anne hem baba şişmansa çocukta görülme ihtimali yüzde 80 gibi çok yüksek bir düzeydedir. Bu kalıtsal değişikliklerin yanında, ailenin beslenme şekli de şişmanlıkta rol oynamaktadır.

Toplumda az görülmekle birlikte, hormonal ve metabolik bozukluk da şişmanlığa sebep olmaktadır. Kişinin metabolizması yavaşladığı için yediği yiyeceklerin bir kısmını depolar. Bunu depolarken yağ şekline çevirerek yapar. Bu da obezliğe sebep olur.

Son yıllarda obezliğin artmasında önemli bir neden gelişen teknoloji ve endüstriyle birlikte fiziksel güç gerektirecek işlerin azalması ve makineleşmeye doğru giden iş gücüdür. Yaşam tarzı pasifleşmeye başlamıştır.

ŞİŞMANLIĞIN (OBEZİTENİN) ZARARLARI

Şişmanlığın üzerinde durulması gereken, hayati tehlikeye neden olan, kalp damar hastalıklarında çok önemli bir etken olduğu aşikardır. Kolesterolün yüksek olması tansiyon yüksekliğine ve damar tıkanıklığına yol açmaktadır. Bu durumda kalp krizi geçirme riski artar. Kilo vermek, bu hastalıklarda düzelme sağlar. Erişkin tipi şeker hastalığının en büyük nedeni şişmanlıktır. Ne kadar şişmansanız şeker hastası olma riskiniz o kadar fazladır. Yağ oranı fazla kişilerde karaciğerde aşırı yağ artışına bağlı olarak yağlanma meydana gelir.

Kas ve iskelet sistemi de şişmanlığın zararlı etkilerinden nasibini alır. Ağır bir yükü taşımak zorunda olan kas ve kemiklerde dizde ve kalçada kireçlenme, varisler, kas zayıflığı ve fıtık görülebilir. Yağlar, kanın kalbe dönmesini zorlaştırır.

Şişman kişilerin, çoğu zaman zor nefes aldıklarını görürüz. Çünkü solunum için şişmanlık bir yüktür. Kandaki karbondioksiti artırır. Solunum yapmak güçleşir. Uyku hali görülür.

Özellikle gençlerde görülen şişmanlık psikolojik sorunlara da yol açar. Hoş bir görüntü oluşturmadığı için kişinin psikolojisini de bozabilir.

Şişman kadınlarda doğum yapmak zordur ve aynı zamanda risklidir. Kısırlığa bile yol açabilir. Adet düzensizliği görülür. Safra kesesinde taş olma ihtimali artar.

Yara ve deri hastalıkları artar. Ayakta mantar görülebilir.

Tüm bunların yanında şişmanlık performansı düşüren bir durumdur. Kişinin hayatını zorlaştırır, çabuk hareket etmesini önler. Ömrü kısaltan bir sorundur. Mutlaka tedavi edilmelidir.

ŞİŞMANLIK TEDAVİSİ


Tagged , , , , , , , , ,

6 Yorum

  1. Özlem05 Şubat 2016 at 21:34Reply

    Kızım 2 aylık. 2 aralık doğumlu ve şu anda kilosu 8 kilo 300 gr. Hızla kilo alıyor. Obezite hastalığından şüphem var. Bunu önlemenin bir yolu var acaba? Anne sütüyle besleniyor. Lütfen yardımcı olur musunuz.

  2. musa13 Mayıs 2012 at 08:02Reply

    30 yaşındayım. 145 kg ağırlığındayım, boyum ise 190 cm ve aşçıyım. Yaptığım her yemekten tatmak zorunluluğu hissediyorum. Tatmadığım yemekleri ise servise sunamıyorum. Aslında yapmamam gerek ama kendime hakim olamıyorum. Ne yapmam gerek? Teşekkürler.

  3. Feyza15 Nisan 2012 at 14:14Reply

    şu an lanet olası biyoloji ödevimi yapıyorum ve sonunda uzunca açıklama yapan bir site bulabildim! teşekkürler..

    • musti13 Ocak 2014 at 17:46Reply

      😀 Ben de sağlık Ödevimi Yapıyorum. Ben de sonunda buldum ama sinir küpü oldum. Durumunu anlıyorum.

    • maide11 Nisan 2015 at 19:16Reply

      Aynen ben de biyoloji proje ödevimi yapıyorum.

  4. Hasan04 Mart 2012 at 11:06Reply

    Admin çok sağol. Ben de yaşına ve boyuna göre kilolu olanlardanım. 15 yaşındayım boyum 175 cm ve kilom 103. Son 1.5 aydır ise spor ve diyet yapıyorum. Bu diyet neticesi tam 14 kilo verdim. Şimdiden kendimi daha sağlıklı hissediyorum. İnşallah vermeye de devam edeceğim:)

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemiz sorulara cevap vermek için bir danışmanlık servisi vermemektedir ve doktorlara görev vermemektedir. Sorulara verilecek cevaplar tamamen gönüllülük esasına göredir, ve ziyaretçilerimizin deneyimlerini paylaşmak için fırsat tanımak üzere yorum kısmı açık tutulmaktadır.

*

Hakkımızda
Sağlık.Net ziyaretçilerine sağlık durumları hakkında ihtiyaç duyulan bilgileri sağlamayı amaçlayan bir web sitesidir. Sitemizde yer alan bilgiler güncel ve güvenilir kaynaklardan elde edilmektedir. Sizler de kişisel tecrübelerinizi ve sitemizdeki yazılar hakkındaki görüşlerinizi yazıların altında bulunan yorum kısmı aracılığıyla ziyaretçilerimizle paylaşabilirsiniz.
Son Yorumlar
  • Sude: Merhaba. Ben 14 yaşındayım ve 10 yaşında adet oldum. Aşırı ağrım olmuyor ve düzensiz adet oluyorum. İlk başlarda düzenliydi, sonradan düzensiz olmaya başladım. Yumurtalığımda kist olduğunu söyledi doktor. İki tane kist var. Biri 13mm diğeri 33mm. Aşırı mide bulantısı, şiddetli ağrı ve baş dönmesi yaşıyorum. Tahlillerim temiz çıkıyor. Ne yapmalıyım? Doktora gitmekten korkuyorum.
    View Post
Facebook
UYARI
Bu sitede yer alan tüm içerik bilgilendirme amaçlıdır. Sağlık.Net sitesi hastalık teşhis ve tedavi hizmetleri vermemektedir. Herhangi bir sağlık probleminiz olması durumunda ilgili doktorlar ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.