Vücudumuz için gerekli oksijeni ve besini taşıyan kan, kalp sayesinde vücuda dağılır ve dokulara ulaşır. Bunu da bir pompa vazifesi görerek yapar. Kalp yetmezliğinde ise kalp çalışmaya devam eder, ama yeterli miktarda kanı dokulara ulaştıramaz. Tedavi edilmesi gereken çok önemli bir hastalıktır. Kan akımının azalması sonucu kalbin kasılma yeteneği kaybolur. Kasılamayan kalp, kanı pompayalamaz. Kalbin, vücudun ihtiyacını karşılayacak düzeyde kanı pompalayamamasına kalp yetmezliği denir. Bu sorun başka ciddi hastalıklara yol açabilir. Dokulara yeterli kan ulaşmadığı için oksijen de ulaştırılamaz. Kan akımındaki yetersizlik sonucu kan damarlarda birikir. Kalp kası zayıflamaya başlar ve böbrek su ve tuz tutulumunu artırır. Kol, bacak ve akciğer gibi organlarda sıvı birikimi sonucu kalp yetmezliği ortaya çıkar.
Kalp yetmezliği kalbi etkileyen çeşitli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar. Kalp kasında meydana gelen rahatsızlıklar, kalbin kanı pompalama güçlüğü, kalp damar hastalıkları, tansiyon yüksekliği (hipertansiyon), kalbin kapaklarında sorun olması, alkol kullanımı, kalp yetmezliğine neden olurlar.
Damar sertleşmesi sonucu damarın esnekliği kaybolur. Sertleşmiş bir damara da kan pompalamak güçtür. Bu da kalbin yetersiz çalışması demektir. Damar sertliğinin bir başka etkisi de kalbe gelen kanın ve oksijenin azalmasına neden olmasıdır.

Kalp kasında iltihap oluşması ve tiroid bezinde fazla miktarda hormon salgılanması(hipertiroidi) kalp yetmezliğine yol açabilir. Kalp kasında hasar çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar (kardiyomiyopati).
Kalp krizinde kalp damarının tıkanıklığı söz konusudur. Sonuçta o damarın beslediği kas tabakası ölür. Kalp krizi sonucu hasta yaşayabilirse o yerde kasılmayan kas tabakası meydana gelir. Bu da kalp yetmezliğine yol açar.
Hastalığın belirtilerini bilmek hastalığın ağırlaşmadan düzeltilmesi bakımından çok önemlidir. Bazı bulgular bize kalbin yetersiz kalmaya başladığını söyler. Bu bulgular:
Bu bulgular başta hiçbir belirti olmadan aniden şiddetli bir güç harcandıktan sonra ortaya çıkmaya başlar. Hasta (hasta olduğunun hala farkında değilken) yokuş ya da merdiven çıkarken zorlanır. Sağlıklı gibi görünse de sık sık dinlenmek zorunda hisseder. Çok yorulduğu bir günden sonra ayak bileklerinde şişlik(ödem) oluşur. Bu şişlik sabah saatlerinde iner, ve ilk başlarda hafif seyreder. Sonraları şiddetlenmeye başlar, ve hastanın el, ayak, ve yüzünde morarmalar meydana gelir. Çok basit hareketlerde bile nefes almada güçlük çeker. Kan dokulara yeterince ulaşmadığından morarma da gittikçe artar. Bununla beraber akciğerde kan birikimi oluşabilir. Kalp yetmezliği nefes darlığı ya da yatarken nefes almada güçlükle kendini belli eder. Gıcık tarzında öksürüğe yol açar. Ancak kalp yetmezliği muayene ve yapılan testler sonucu anlaşılabilir. Bazen kalp yetmezliği olduğu halde hiçbir belirti olmayabilir.
Öncelikle hastanın sigara, alkol, ilaç kullanıp kullanmadığı hakkında bilgi alınır ve daha sonra kalp yetmezliğini belirlemede bazı testler yapılır. Bu testler sonucunda kalbin bir kasılmada pompaladığı kan miktarı ve kalple akciğerin vücuda nasıl oksijen sağladığına bakılır. Ayrıca hastaların egzersiz sırasında sarfettiği oksijen miktarını öğrenmek için efor kapasitesine bakılır. Bu da kalp -akciger egzersiz testleri ile sağlanır.
Kişinin günlük yaşam şartlarına göre kalp hastaları şu şekilde sınıflandırılır:
Kalp hastalarında doğru beslenme çok önemlidir. Bunun için yemek miktarını azaltmak gerekir. Hastaya sulu besinler önerilir. Çünkü katı besinlerin sindirimi daha uzun sürer ve bu besinler kalbin yükünü artırır. Bu nedenle besinler iyi çiğnenmeli ve gerekenden fazla yemek yemekten kaçınılmalıdır. Yağ ve tuz alımını da önemli miktarda azaltmak gerekir. Tuz, vücutta su tutumunu arttırdığı için vücuttaki şişliğin azalmasını engeller. Eğer tuz az alınırsa idrarla su atımı artar ve böylece şişlik (ödem) azalır. Böylece kalbin yükü azalır.
Tedavinin başarılı olması için hasta mutlaka sigarayı bırakmalıdır. Çünkü sigara kalp kasına oksijen gitmesini engeller ve kas dokusu beslenemez. Kalp yetmezliği olan hastalar dinlenmek zorundadır ve ağır güç gerektiren yorucu işlerden uzak durmaları gerekir. Ama nasıl ki hareketsiz yaşam süren bir insan güç ve kondisyon kaybı yaşıyorsa kalp kası da güç kaybeder. Bunu önlemek için doktor kontrolünde egzersiz programı uygulanmalıdır.
Bir diğer tedavi de ilaçla yapılır. Genellikle digoxin, diüretikler ve ACE inhibitörleri kullanılır. Digoxin sayesinde kalbin kanı pompalama gücü arttırılır. Digoxin kalbin atım düzenine de katkı sağlar. Diüretikler su ve tuzun vücuttan idrar yoluyla atılmasını sağlar ve böylece şişlikler azalır. ACE inhibitörleri damarları gevşetir ve kan akımını sağlar. Böylece fazla kan etkili şekilde pompalanır.
Unutmayın ki yaptığınız ve yapacağınız herşey sizin ömrünüzü belirlemede önemlidir. Herşey sizi biraz daha fazla ve kaliteli yaşatabilmek için….
Tagged alkol kullanımı, Damar sertleşmesi, hipertansiyon, kalbin kasılma yeteneği, kalp damarının tıkanıklığı, kalp yetmezliği, kalp yetmezliği belirtileri, kalp yetmezliğinin nedenleri, kardiyomiyopati, oksijenin azalması, tiroid bezi
Çok zor bir hastalık.
Evet gerçekten çok zor bir hastalık Merve Hanım, tüm hastalara ve özellikle de kalp hastalarına şifalar dileyelim.
Bu belirtilerden 5 tanesi mevcut; doktora gitmeli miyim?
Annemin bu hastalığa daha yeni yakalandığını öğrendim ve ne yapacağımı bilmiyorum. Araştırıyorum sürekli ama bu hastalığın sonunda öldürdüğünü söylüyorlar. Peki iyileşme ve bu hastalıktan kurtulma yolu yok mu?
Allah kimsenın başına vermesin. Her şey kendine dikkat etmekte bitiyor.
Nasıl dikkat edeceğiz? Ne yapsak? Ne etsek? Ne içsek? Herşeyde kalbe zarar veren birşey var.
Bugün doktora gittim. Bütün belirtiler bende mevcut. Kızım ve oğlum çok üzülüyorlar, dayanamıyorum. Allah bana ve diğer hastalara şifa versin…
Yaşam içinde ben bu hastalığa yakalanmadım deyip mücadeleye devam etmemiz lazım. 49 yaşındayım 40 yıldır bu şekilde yaşamaya devam ediyorum. Neşeli ol ki genç kalasın…
Merhaba Hüseyin bey, seni tam olarak anlayamadım galiba. Kalp yetmezliği hastasısın ve 40 yıldır bu hastalıkla yaşadığını mı söylüyorsun?
Ben bir sene önce by pass oldum ve bende %40 kalp yetmezliği var, moral olarak çökmüş durumdayım. Elbette ölümden kaçış yok ama kısa da olsa ne kadar zamanının kaldığını bilmek istiyor insan…
Öncelikle çok geçmiş olsun, ALLAH yardımcınız olsun ve ALLAH tüm hastalara şifa versin inşallah. Bu hastalığın hangi evresindesiniz? Şu anki şikayetleriniz nelerdir? Benim bir yakınım 31 yaşında erkek ve tip-1 diyabeti var. 1 yıl önce geçirdiği kalp krizi nedeniyle kalbine pil takıldı. Kalp yetmezliği yaşıyor. Şu anda kalbi %20 oranında çalışıyor. Ayaklarında şişlikler oluşmaya başladı ve çok çabuk yoruluyor. Siz 40 yıl bu şekilde mi yaşadınız? Kusura bakmayın bu soruları soruyorum fakat sizi en iyi ben, beni en iyi siz anlarsınız. Bilgi verirseniz çok sevinirim. Sağlıklı günler dilerim. Saygılarımla.
Allah tüm hastalara şifa versin. 15 yaşındayım bir ara nefes darlığı cektim ama Allah’a şükür şimdi çok iyiyim. Moral çok büyük bir destek oluyor. Umarım bu hastalığa yakalananlar iyileşirler. Dedikleri gibi “Mutlu ol mutlu yaşa”.
17 yaşındayım ve çok berbat bir durumdayım. ALLAH yardımcımız olsun. İlaç tedavisi ve moral hastalığın kaybolmasında büyük bir etken . Bence moralinizi yüksek tutun. Ben öyle yapıyorum, inşallah iyileşirim. Herkese geçmiş olsun.
Ben kalbimin atışını genelde hissederim. Geceleyin yatarken mesela kulakta hissederim veya ayakta hissederim. Bunun nedeni nedir sizce?
Bu hastalığın belirtilerinden 7 tanesi annemde de mevcut durumda.Ne yapacağımı bilmiyorum doktora gitmeli miyiz?
Merhaba arkadaşlar. Bütün belirtiler bende mevcut ve daha 15 yaşındayım. Doktora gittim sevk ettiler ama sevk yerine gitmedim. Birşey olmaz deyip geçtim ama şimdi daha kötüyüm. Nefes alamıyorum ve kalbim tıkanıyor gibi oluyor. Kalbim ağrıyor bu yaşta. Allah herkeze sifa versin.
35 yaşındayım. Kalp büyümesi rahatsızlığım var. Son dönemlerde yaşadığımı öğrendim. Allah herkese şifa versin. Çok zor bir durum.
Yazmazsam içimde kalacak: Arkadaşlar, herkese kalp damar sistemi konusunda ALIÇ ( Hawthorn) bitkisini bir araştırmasını öneriyorum. Artık yurtdışında doktorlar tarafından direkt olarak tavsiye ediliyor ve bu konuda bir yandan yardımcı olabilecek bir numaralı doğal ürün (Meyvesi , çiçeği , yaprağı .. hepsi.. )