Sağlık.net

Hastalıklar

Kalp Hastalığı: Nedenleri, Belirtileri, Riskli Kişiler, Tanısı, Tedavisi, Korunma Yolları

  • Delicious

Kalp göğüs kafesi içinde, akciğerlerin üzerinde yer alır. Tüm canlı varlıkların hayat merkezidir. Vücudumuza ritmik kasılmalarla besini, oksijeni ve kanı pompalar. Vücuttaki diğer kaslar gibi kalbin de düzgün çalışması için oksijene ihtiyaç vardır. Kalbin bu ihtiyacını karşılaması için besleyici damarlar olan koroner arterler bulunur. Bunlarda meydana gelebilecek herhangi bir problem çok ciddi sorunlara yol açabilir.

Kalp hastalığı, kapsamı oldukça geniş bir terimdir. Kalp ile ilgili birçok hastalık vardır. Bunlardan en sık karşılaşılan rahatsızlıklar: kalp kapaklarındaki hastalıklar, kalbin yapısından kaynaklanan anormallikler, kalbe kan akışını sağlayan damarlardaki rahatsızlıklar ve kalpteki ritim bozuklukları sayılabilir.

Damar sertliği, kalp hastalıkları arasındaki en büyük tehlikedir. Yağların artmasıyla damar yapısının bozulması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Protein ve kolesterolden oluşan birikmiş yağ çamurları zaman içerisinde damarları daraltır ve kanın kalbe akışını engeller. Bununla birlikte damarlar esnek yapısını kaybetmeye başlar, bu da kan basıncını arttırır, damar duvarları zedelenir ve damarda pıhtı oluşur. Koroner damarlarda oluşan bu daralma sonucu içinden geçen ve kalbi besleyen kan miktarı azalacağından dolayı kalpte problemler oluşmaya başlar. Bunun yanında vücuttaki diğer damarlarda meydana gelen daralma, kan basıncının yükselmesi ve kanın pıhtılaşmasına bağlı değişik damar hastalıkları ortaya çıkabilir.

KALP KRİZİ

Kalp krizi, kan veya yağ birikmesi sonucu koroner damarların tıkanarak söz konusu bölgeye yeterli miktarda kan akışının olmaması sebebi ile birlikte kalp kaslarından bir bölümünün oksijensiz kalarak kalıcı hasara uğraması sonucu meydana gelir. Kasta meydana gelen bu hasar kalp atışlarında düzensizlik ve ritim bozuklukları gibi çok ciddi sorunlara sebep olabilir.

KALP YETMEZLİĞİ

Kalbin güçsüzleşerek en önemli görevi olan kan pompalama işlevini yapamamasıdır. Kalp krizi sonrası oluşan hasarlar, kan basıncının artması ve virüs enfeksiyonları kalp kasının zayıflamasına neden olurlar. Kalpte tek yönlü dört kapakçık vardır ve bunlar kanın tek yönlü olarak akmasını sağlamakla görevlidirler. Bu kapaklardan bir tanesi açıp kapama görevini aksatırsa, bu sorunlu işlev kalp yetmezliğine sebep olabilir. Kalp yetmezliğinin sonucu olarak kan dolaşımı yavaşlar. Bu durumda kalp vücudumuz için gerekli olan besini ve oksijeni yeterli miktarda pompalayamaz ve biriken kan kalpteki basıncı arttırır. Bu artan basınç vücuttaki diğer organları da doğrudan ya da dolaylı olarak etkiler. Mesela, kalpte biriken kanın bir kısmı akciğerde birikip akciğerde sıvı birikimine sebep olabilir. Bunun yanında zayıflayan kan dolaşımının sonucunda dolaşıma dönemeyen kan bacaklarda birikerek şişmelere sebep olabilir.

GÖĞÜS ANJİNİ

Damarda meydana gelen tıkanmadan dolayı kalbe yeterli miktarda kan ulaşamaz. Vücudun çok fazla hareketli olmadığı durumlarda kan kalbe normal miktarda gidebilir. Fakat anjin hastası olan bir kişi, spor yapma, merdiven çıkma, koşma veya üzüntü-heyecan verici bir olayla karşılaştığında yani daha çok oksijene ihtiyaç duyduğu bir dönemde ağrı hisseder.

İlk belirtileri ağırlık hissetme ve göğüste sıkışma olarak ortaya çıkar. Daha sonra göğüs merkezinde başlayıp boyna ve kola yayılan şiddetli ağrılar ortaya çıkar. Bir süre dinlenme sonucu geçer.

Damarlardaki tıkanıklığın arttığını gösteren anjin belirtileri otururken veya dinlenirken de ortaya çıkabilir. Göğüs anjini damar rahatsızlıkları için erken uyarıdır. Bu durumda alınması gereken önlemler düşünülmeli ve hayat tarzı gözden geçirilmelidir.

RİSK FAKTÖRLERİ

Kalp hastalıklarının birçok sebebi vardır. Bunlardan en riskli ve değiştirilemeyeni genetik olanıdır. Özellikle şeker hastalığı ve yapı olarak stresli olan kişiler yüksek oranda riske sahiptirler.

Daha önce ailede kalp krizi geçirmiş anne, baba ya da kardeşler bulunuyorsa kişinin kalp krizi geçirme ihtimali fazladır. Aileden kalıtsal yollarla gelen yüksek kolesterol tedavi edilmezse anjine, kalp krizine ve gençlerde bile ölüme sebep olabilir. Yüksek kolesterol erken teşhis edilip ciddi diyetlerle ve ilaçlarla tedavi edilirse olumlu sonuçlar alınır.

Aileden genetik olarak gelen risklerin dışında yaşam tarzından dolayı kalp hastalığı gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle aşırı sigara ve alkol kullanımı, çok yağlı gıdalarla beslenmeden dolayı oluşan yüksek kolesterol, obezitenin sonucu olarak ortaya çıkan yüksek tansiyon ve şeker hastalığı, hareketsizlik ve stres kalp hastalıklarını arttıran birer risk faktörü olarak sayılabilir. Bütün bunlar kontrol altına alınıp sağlıklı bir yaşam sürdürüldüğü takdirde kalp hastalığının yerini kalp sağlığı oldukça iyi bireylerin yetişeceği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

TANI

Tanı konmasına yardımcı olması amacıyla hastadan önce aile geçmişi ve yaşam şeklinin nasıl olduğu sorulur. Daha sonra kolesterolü ölçmek için kan tetkikleri yapılır. EKG kalbin elektriksel aktivitesini kayıt eder. Bununla birlikte hasta bazı aktivitelerle örneğin koşu bandında koşarak bedensel olarak yorulduğu zaman ne olduğunu görmek için kullanılır. EKG aynı zamanda ritim bozukluklarını ve hastanın önceden veya yakın zamanda kalp krizi geçirip geçirmediğini tespit eder. Hatta bugün varolan teknolojik gelişmeler sayesinde bebek daha doğmadan kalp hastalığı tespit edilebilir.

TEDAVİ

KORUNMA YOLLARI

Birçok hastalıkta olduğu gibi kalp hastalıklarında da hastalığa yakalanmadan önce korunma yolları araştırılmalıdır. En azından oluşabilecek riskleri azaltmak gerekir. Bunun için düzenli ve ölçülü bir şekilde egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz kalp sağlığını arttırır, kan basıncını düşürür. Kilo kontrolü sağlar ve stresi azaltır.

Bol sebze, meyve ve hafif yağlarla desteklenecek diyet sayesinde kandaki yağ oranının dengesi sağlanır.

Kanın pıhtılaşmasına sebep olan ve kandaki oksijeni azaltarak kalbe büyük zarar veren sigaradan mutlaka uzak durmak gerekir. Şişmanlık, yağlı yiyecekler ve tuzdan uzak durmak gerekir. Kan basıncına sebep olan bu faktörlerden dolayı kalp zorlanır ve damarlar sertleşir. Stresten uzak durulmalıdır. Stres belki kalp hastalığına sebep olmaz fakat damarlar tıkalıysa bunu tetikleyen bir etken olur.


Tagged , , , , , , ,

İlgili Yazılar

3 Yorum

  1. Emine06 Kasım 2015 at 18:35Reply

    Benim kalbimde sıkışma oluyor. Sol kolumda uyuşma ve nefes darlığı. Bunun sebebi nedir?

  2. selim27 Mayıs 2013 at 12:43Reply

    Benim kalbime şiddetli ağrılar giriyor ve nefes alamıyorum. Bu nefes alamamak yaklaşık olarak 3 dakika sürüyor sonra sadece göğüs kafesimde ağrı oluyor. Bunun sebebi nedir?

  3. kadriye yıldırım27 Nisan 2012 at 13:19Reply

    Benim göğüs kafesimde yaklaşık 4 gündür ağrı var. Eğildiğimde çoğalıyor. Normalde ise başladığı andan beri kesilmedi. Devamlı ağrı var. Doktor bana astım dedi ama herhangi bir test yapmadı. Nedeni ne olabilir acaba? Yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemiz sorulara cevap vermek için bir danışmanlık servisi vermemektedir ve doktorlara görev vermemektedir. Sorulara verilecek cevaplar tamamen gönüllülük esasına göredir, ve ziyaretçilerimizin deneyimlerini paylaşmak için fırsat tanımak üzere yorum kısmı açık tutulmaktadır.

*

Hakkımızda
Sağlık.Net ziyaretçilerine sağlık durumları hakkında ihtiyaç duyulan bilgileri sağlamayı amaçlayan bir web sitesidir. Sitemizde yer alan bilgiler güncel ve güvenilir kaynaklardan elde edilmektedir. Sizler de kişisel tecrübelerinizi ve sitemizdeki yazılar hakkındaki görüşlerinizi yazıların altında bulunan yorum kısmı aracılığıyla ziyaretçilerimizle paylaşabilirsiniz.
Son Yorumlar
  • Gonca: Ben 16 yaşındayım. Aynı şey bana da oldu. Hiçbir ağrım yoktu birden bire başladı. O akan sıvı iltihap kulak içinde biriken kirler yani en yakın zamanda doktora gitmelisin. Orta kulak iltihabı vs.re çıkabilir. Geçmiş olsun.
    View Post
Facebook
UYARI
Bu sitede yer alan tüm içerik bilgilendirme amaçlıdır. Sağlık.Net sitesi hastalık teşhis ve tedavi hizmetleri vermemektedir. Herhangi bir sağlık probleminiz olması durumunda ilgili doktorlar ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.